KOAH Hakkında Bilginiz Var Mı?

KOAH, tüm dünyada 600 milyon insanda rastlanan ve görülme sıklığı giderek de artan bir hastalıktır. Türkiye' de de 3-4 milyon KOAH'lı olduğu tahmin edilmektedir. Avrupa ve Amerika' da en çok ölüme neden olan hastalıklar içinde 4. sırada yer almaktadır. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, Mynet okurları için yazdı.

KOAH ‘Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı' kelimelerinden türetilmiş bir terimdir. Bronşlarda kronik iltihapla beraber geriye dönüşü olmayan daralma ve akciğer dokusunda harabiyet, yani amfizem de vardır. Bir başka deyişle, KOAH nefes darlığına yol açan kronik bronşit ve amfizemin birlikte bulunduğu bir hastalıktır Sigara dumanına pasif olarak maruz kalanlar, yani kendileri sigara içmedikleri halde dumanaltı olanlar da KOAH tehdidi altındadırlar.

ÖLDÜRMEZ, AMA SÜRÜNDÜRÜR!

KOAH yaşam kalitesini bozan bir hastalıktır. Sürekli öksürük, balgam ve her geçen yıl şiddeti daha da artan nefes darlığı hastaları adeta canlarından bezdirir. Özellikle hastalığın ileri evrelerinde, değil merdiven çıkmak, yol yürümek, ev içinde odadan odaya geçmek, giyinmek, soyunmak, tıraş olmak, banyo yapmak… gibi hareketler bile hastayı nefes nefese bırakır. Birçok hasta eve hatta yatağa bağımlı hale gelir. Halkımız, bu hastalık için ‘öldürmez, ama süründürür' şeklinde son derecede doğru bir tanımlama yapar. Gerçekten de, KOAH ani ölümlere neden olan bir hastalık değildir. ‘Ölsem de şu dertten kurtulsam' sözlerini pek çok hastamdan duyduğumu söylemek isterim.

KOAH, pahalı bir hastalıktır da aynı zamanda. Birçok hastanın sürekli ilaç ve oksijen kullanması, bazılarının yılda birkaç kere hastanede yatarak tedavi görmeleri gerekir. Tıbbi tedaviye olumlu cevap vermeyen hastalarda ‘yardımcı solunum aletleri'nden de yararlanılır.

Avrupa' da doğrudan veya dolaylı olarak KOAH' a bağlı harcamaların 50 milyar paund civarında olduğu hesaplanmaktadır. Bu, tüm akciğer hastaları için yapılan masrafın %50'sini oluşturmaktadır.

Son yıllarda KOAH' ın sadece akciğerleri ilgilendiren bir hastalık olmadığı, kas zayıflığı, kilo kaybı, kalp ve damar hastalıkları, hipertansiyon, depresyon, beyin faaliyetlerinde azalma, uyku bozuklukları, seksüel fonksiyonlarda azalma, diyabet... gibi rahatsızlıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırdığı da ileri sürülmektedir.